
Vitaminler bölüm 2
Beyninizin daha iyi çalışması için B1 vitamini
Suda eriyen vitaminler arasında yer alan B1 vitamini vücutta depolanmaz ve
kullanılmayan bölümü yemekten 3 saat sonra böbrekler yoluyla tamamen dışarı
atılır. B vitamini günlük olarak ihtiyaç duyduğumuz vitaminler arasında gelir.
Diğer B vitamini kompleksleri ile birlikte alındığında tek basına yapacağı
etkiden daha fazla etki oluşturur.
Yararları
Vitamin B1 ya da Tiamin, diğer B grubu vitaminlerle birlikte vücudun, özellikle
beynin, enerji üretiminde gerekli bir vitamindir. Bu vitamin öncelikle seker
hastalığı, doku sertleşmesi, sinirsel hastalıklar önlenmesinde kullanılır ve
yaslı insanların zihinsel fonksiyonların sürdürebilmesine yardımcı olur. Merkezi
sinir sistemi sağlığını korumakta önemli bir rol oynar. B1 vitamini kan
hücrelerinin oluşumu ve sağlıklı bir dolaşım sistemi için gerekli olan
hidroklorik asidin üretiminde rol oynar. Ayrıca karbonhidratlardan enerji
üretiminde, kalp ve sindirim sistemi kaslarının tonusunun korunmasında anahtar
rolü vardır.
Hangi besinlerde bulunur?
Buğday başağı, kepek, bira mayası, sebzeler gibi bir çok besinde bol miktarda
bulunur. Sebzelerin pişirilmesi, sütün kaynatılması yada sterilize edilmesi çok
önemli miktarda tiamin kaybına neden olur, bu nedenle pastörize olmuş sütte az
bulunur. Kuru fasulye, yumurta, bütün hububatlar, kahverengi pirinç ve deniz
ürünleri B1 kaynaklarıdır. Süt ve süt ürünleri, sebze ve meyveler B1 açısından
çok zengin kaynaklar olmasalar da yüksek miktarlarda tüketildiklerinde yeterli
B1 vitamini sağlayabilir. Besinler haricinde alinan ek vitamin preperatlarinda
B1 genellikle B2, B3, B6, pantetonik asid ve folik asit ile birlikte bulunur.
Günlük ihtiyacınız nedir?
Yaklaşık 1,5 mg dir.
Eksikliği nelere yol açar?
B1 vitamini eksikliği durumunda Wernicke-Korsakoff sendromu hastalığı görülür.
Ciddi bir beyin hastalığı olan bu sendrom alkol kullanımı ve tiamin eksikliği
birleşiminde görülür. Hafif dereceli tiamin eksikliği ise yorgunluk ve depresyon
ile sonuçlanır. B1 düzeylerindeki yetersizlik ise gözlerde güçsüzlük, zihin
bulanikligi ve fiziksel koordinasyonda bozukluğa sebep olur. Ayrıca iştah
azalması, sindirim bozukluğu, kabızlık, yorgunluk, baş ağrısı, sinir ve dolaşım
sistemi hastalıkları, kas krampları, ödem gibi sorunlara yol açabilir.
B1 vitaminin uzun süre eksikliklerinde Beriberi adi verilen ve merkezi sinir
sistemini yikici ve bazen ölümcül derecede etkisi olan bir hastalık oluşabilir.
Beriberi'ye beslenme düzeyleri yeterli olan ülkelerde pek rastlanmaz. Ancak uzun
süreli alkolizm vakalarında bu hastalığa rastlanabilmektedir. B1 düzeylerini
ağızdan alınan antibiyotikler, sulfa grubu ilaçlar, antrasitler ve doğum kontrol
hapları da etkileyebilir. Ayrıca karbonhidratı yüksek diyetle beslenen kişilerde
B1 ihtiyacı artabilmektedir.
Çocuklardaki eksiklik
Büyüme döneminde sinir sisteminin gelişimi ve hızlı metabolizma için B1
vitaminine ihtiyaç vardır. Özellikle gelişmiş ülkelerde besinlerin aşırı
kaynatılması içindeki B1 vitamininin büyük ölçüde yitirilmesine neden olur.
Eksikliğinde kusma, iştahsızlık, huzursuzluk, nefes almada zorluk, kalp
çarpıntısı, morarma, kalp yetmezliği, merkezi sinir sistemi bozuklukları,
emziren annede sütteki thiamin eksikliğine bağlı olarak bebekte görülen kalp
yetmezliği, ses kaybı, görme refleksi eksikliği ile karakterize infantil
beriberi hastalığı görülebilir
Enerji dolu bir gün için B2 vitamini
B2 suda eriyen bir vitamindir ve vücutta depolanmaz.
Yararları
Riboflavin olarak da adlandırılan B2 vitamini enerji üretimi, enzim fonksiyonu,
normal yağ asidi ve aminoasit sentezi için önem taşımaktadır. Serbest
radikallerin toplayıcısı olan glutathion'un üretimi için gereklidir. Besinlerden
enerjinin serbest bırakılmasında rol oynar. A vitamini ile birlikte
kullanıldığında solunum, sindirim, dolaşım ve boşaltım sisteminin mukozasının
sağlıklı olmasını sağlar. Sinir sistemi, deri ve gözleri korur. Normal büyüme ve
gelişmeye yardımcı olur. Enfeksiyon, alkolizm, yanık, mide ve karaciğer
hastalıkları tedavisine yardımcı olur. Migren, katarakt, orak hücreli anemi
tedavisinde kullanılır.
Yetersiz kalorili diyet alanlar, beslenme bozukluğu olanlar veya kalori ihtiyacı
artmış kişiler. Gebe veya emziren kadınlar, alkol veya diğer madde bağımlıları,
kronik hastalığı olanlar, uzun süreli stres altında olanlar, yakın geçmişte
operasyon geçirmiş kişiler, sporcular ve beden isçileri, sindirim sisteminin bir
bölümü operasyonla alinmiş olanlar, ağır yanık veya yaralanması olan hastalar,
doğum kontrol hapı veya östrojen kullananlar yoğun B2 vitamini ihtiyacı
duyarlar.
Hangi besinlerde bulunur?
Açık yeşil sebze ve meyvelerde bulunur. Diğer B2 kaynakları: badem, bira mayası,
peynir, tavuk, sığır eti, böbrek, buğday.
Günlük ihtiyacınız nedir?
Erkeklerde günlük ihtiyaç:
11-14 yas: 1.5 mg
15-20 yas: 1.8 mg
21-50 yas: 1.7 mg
51 ve sonrası: 1.4 mg
Çocuklarda günlük ihtiyaç:
0-6 Ay: 0.4mg
6-12 Ay: 0.5mg
1-3 Yas: 0.8mg
4-6 Yas: 1.1mg
7-10 Yas: 1.2mg
Kadınlarda günlük ihtiyaç:
11-50 yas: 1.3mg
51+ yas: 1.2mg
Hamileler: 1.6mg
Emzirenlerde:
1.8mg
Eksikliği nelere yol açar?
Ağır B2 eksikliğine nadir olarak rastlanır. Alkoliklerde görülebilir. Ancak çok
ağır olmasa da tehlikeli düzeyde riboflavin eksiklimi yaslıların yaklaşık yüzde
33'ünde görülebilmektedir.
B2 eksikliği ağız kenarlarında çatlaklar, dil ve dudaklarda iltihaplanmalar,
ışığa duyarlı gözler, ciltte kasıntı, sersemlik, uykusuzluk, öğrenme güçlüğü,
gözlerde yanma ve kasıntı ve kornea hasarına yol açabilir.
Fazlasının zararları
B2 fazlalığı idrar renginde koyulaşma, bulantı, kusmaya neden olabilir.
Dikkat edilmesi gereken noktalar
Herhangi bir B vitaminine karşı alerjik kişilerde, kronik böbrek hastalıklarında
kullanılmamalıdır. Gebeler ve emzirenler doktorlarının tavsiye ettiği şekilde
kullanmalıdır. Riboflavin ışığa karşı oldukça hassastır. bu vitamin özelliğini
çok çabuk kaybeder. Bos mideye alındığında sadece % 15 i emilebilir. Fazla
miktarda alınan Riboflavin idrar ile atılır ve idrarı hafif bir sari yeşil renge
boyar. İslenmiş yiyeceklerde B2 vitamini miktarları azalır.
Sinir sistemini korumak için B3 vitamini
Niasin, Niasinamid veya Nikotin Amid olarak da adlandırılan B3 vitamini protein,
yağ ve karbonhidrat metabolizması için gerekli olan bir vitamindir.
Yararları
B3 vitamini kan dolaşımını düzenler, sağlıklı bir deri sağlar ve santral sinir
sisteminin çalışmasına yardımcı olur. Beyin ve hafızanın ileri fonksiyonlarının
denetlemesinden dolayı sizofreni ve diğer zihinsel hastalıklarda tedavi edici
rol oynar. Son olarak yeterli B3 düzeyinin insülin ile estrojen, progesteron ve
testosteron gibi cinsiyet hormonlarının sentezi için hayati rol oynadığı
gösterilmiştir. Son zamanlarda kan kolesterolünü ve trigliseritini yan etki
olmadan emniyetle düşürebildiği için doktorlar tarafından bu amaçla sıklıkla
kullanılmaktadır. Ancak B3 vitamininin kullanımında doz ayarlaması mutlaka
doktor tarafından yapılmalıdır.
Hangi besinlerde bulunur?
B3 vitamini içeren doğal yiyecekler sığır eti, brokoli, karnabahar, havuç,
peynir, mısır unu, yumurta, balık, süt, patates ve domatestir. Ette bol miktarda
vardır. Vücut, süt ve yumurtadaki proteinlerden de niasin üretebilir.
Günlük ihtiyacınız nedir?
Kadınların günde 15, erkeklerin 19 mikrogram almaları gerekir.
Eksikliği nelere yol açar?
B3 vitamini eksikliğinde pellegra adi verilen ve sinir sisteminde fonksiyon
bozukluğu, mide bağırsak sistemi bozukluğu, ishal, zihin bulanıklığı, depresyon,
ve ağır dermatit ve çeşitli cilt lezyonlarina neden olan bir hastalık oluşur.
Fazlasının zararları
Yüksek miktarlarda alınan B3 vitamini doğal bir alerjik reaksiyon olan ciltte
kızarmalara neden olabilir. Bu kızarmalar yanma, kasıntı ve ağrı ile beraber
olabilir. Genellikle yüz, kollar ve gögüse yayılır. Zararsızdır ve 20 dakika ile
bir saat arasında kendiliğinden geçer. Bir bardak su içilmesi de yardımcı
olacaktır. Gebelikte B3 vitamini dikkatle kullanılmalıdır. Yüksek dozlarda saf
nikotinik asit mide ülserleri, gut, glokom diyabet ve karaciğer hastalıklarında
sağlık problemlerini arttırabilirler. Günde 1.000 mg'in üzerindeki dozlar için
doktora danışmak gereklidir.
Depresyonla savaşmak için B5 vitamini
Pantotenik Asit olarak da adlandırılan B5 vitamini hem hayvansal hem de bitkisel
kaynaklarda bulunabildiğinden Yunanca "her yer" anlamına gelen "pantos"
sözcüğünden kökenini almıştır. Vücutta depolanmayan ve suda eriyen bir
vitamindir.
Yararları
Depresyonla savaşmakta olan faydasının yani sıra mide bağırsak sisteminin normal
çalışmasına yardımcı olur; kolesterol, D vitamini, kırmızı kan hücreleri ve
antikorların üretimi için gereklidir. Normal büyüme ve gelişmeyi destekler.
Yiyeceklerin enerjiye dönüştürülmesine yardim eder. Birçok vücut materyalinin
sentezine yardımcı olur. Böbrek üstü bezinin fonksiyonunu destekler, Enerji
metabolizmasında gereklidir. Çeşitli böbrek üstü bezi hormonları, steroidler ve
kortizonun oluşumunda hayati rol oynadığı için anti stres vitamini olarak da
tanımlanır. Ayrıca şunlara iyi gelir: yara iyileşmesi, strese, depresyon,
alerji, alkolizm, karaciğer sirozu, kabızlık, yorgunluk, mide ülserleri,
osteoartrit, romatoid arterit.
Hangi besinlerde bulunur?
Dana eti, karaciğer, balık, tavuk, yumurta, peynir, fasulye, tüm tahıllar,
hububatlar, karnabahar, bezelye, avokado, patates, mısır, kuru yemişler de bolca
bulunur.
Günlük ihtiyacınız nedir?
Günlük alınması gereken sabit miktar:
10-1000 mg dir.
Alınması gereken en az günlük miktarlar (yaslara göre)
0-6 aylik 2mg/gün
6 ay-3 yas 3mg/gün
4-6 yas 3-4mg/gün
7-9 yas 4-5mg/gün
10 yas ve üstü 4-10 mg/gün dür.
Hamilelik ve emzirmede gereksinim 1/3 oranında artabilir.
Genellikle bu miktarlar günlük besinlerle fazlası ile karşılanır.
Eksikliği nelere yol açar?
Doğrudan B5 vitamini eksikliğine bağlı insanlarda oluşan hiçbir hastalık
belirtilmemiştir. Bunun sebebi her türlü besinde bolca bulunmasidir. Ancak B5
vitamini eksikliğine bağlı bazı belirtilerin oluşabileceği kanıtlanmasa da
varsayılmaktadır. Bunlardan bazıları şunlardır: sinir harabiyetleri, solunum
problemleri, cilt problemleri, artrit, alerji, doğumsal bozukluklar, zihinsel
yorgunluk, bas ağrısı, uyku bozukluğu, kas spazmları, kramplar.
Fazlasının zararları
Günlük 10-20 gr gibi çok yüksek dozlarda alınması ile ishal ve su kaybı
oluşabilir.
Hayati fonksiyonlarınız için B6 vitamini
Pyridoxine olarak da adlandırılan B6 vücutta depolanmayan ve suda eriyen bir
vitamindir. Diyetle veya ek vitamin olarak mutlaka alınmalıdır. Üç farklı formu
vardır. Alkol, aldehit ve amin. Hayvansal ve bitkisel besinlerde düşük
yoğunlukta bulunur.
Yararları
Vücutta diğer birçok vitaminden daha fazla hayati fonksiyonları destekleyici rol
oynar. Karbonhidrat, yağ ve protein metabolizmasında yer alır. Hormonlar,
kırmızı kan hücreleri, sinir hücreleri, enzimler ve prostoglandinlerin
oluşumunda rol oynarlar. Ayrıca B6 vitamini istahimizi, agriya karsi
duyarliligimizi, uyku düzenimizi, ruh durumumuzu etkileyen serotonin adli
maddenin yapiminda da etkili olmaktadir. B6 vitamini bagisiklik sistemini
güçlendirir, kolesterol birikimine engel olarak kalbi korur, böbrek tasi
olusumunu engeller. karpal tunel sendromu, adet öncesi gerginlik sendromu,
artritler, allerjiler , geceleri olusan bacak kramplarinin tedavisinde de
kullanilir. B6 vitamini bir çok enzimin olusumuna katilir. Örnegin, demirin
hemoglobin yapisina katilmasini saglayan enzimlerin içinde de bulunurlar.
Ensefalopati ve polinevrit gibi nörolojik hastaliklarin tedavisinde B6 vitamini
etken madde olarak kullanilir.
Hangi besinlerde bulunur?
Baslica Vitamin B6 kaynaklari arasinda muz, avakado, tavuk eti, patates, ispanak,
bezelye, bira mayasi, havuç, yumurta, balik ve bütün hububatlar gelmektedir.
Tavuk, balik, ispanak, patates, muz, kepekli ekmek, kuruyemis diger önemli
kaynaklaridir.
Günlük ihtiyaciniz nedir?
Günlük 500 mg'a kadar güvenli olabilir ancak günlük 2 gramlik dozla sinir
sisteminde geriye dönüsü olmayan bozukluklar ortaya çikabilmektedir. Ayrica
beyinde L-Dopa nin etkisini azaltabildiginden L-Dopa tedavisi gören parkinson
hastalarinda kullanilmamalidir.
Eksikligi nelere yol açar?
B6 vitamini eksikligi son derece enderdir. Bu durumda deri, sindirim sistemi ve
sinir sistemi rahatsizliklari ortaya çikar. Dudak ve dil çatlamasi, egzama gibi
fiziksel belirtiler görülür. B6 vitamini eksikliginde ani uykusuzluk ve santral
sinir sisteminin çalismasinda bozukluklar olusmaktadir. Eksikliginde depresyon,
kusma, anemi (kansizlik), böbrek taslari, dermatitler, uyusukluk, bagisiklik
sisteminin zayiflamasina bagli olarak sik hastalanma görülebilir.. Yeni
doganlarda B6 vitamini eksikligine bagli olarak asiri sinirlilik, huysuzluk;
bazende kasilma nöbetleri görülebilir.
Fazlasinin zararlari
Fazla dozda alinmasi, yaslilarda bagisiklik sistemini güçlendirmek ve bazi sinir
sorunlarini tedavi etmekte kullanilirsa da, 6 ay süreyle günde 100 miligramdan
fazla kullanmak sinirleri tahrip edebilir. Günde 2 bin miligram üstündeki
dozlarda, sinir sistemi tahripleri çok daha kisa sürede olabilmektedir.
Zihinsel bozukluklar ve Alzheimer'dan kaçinmak için B12 vitamini
Yararları
Suda eriyen B12 özellikle sinir sistemi fonksiyonları için gereklidir. Folik
asit ile birlikte doğum defektlerini önlemekte önemli rol oynar. Yine folik asit
ve B6 vitamini ile birlikte kalp hastalıklarını ve damar tıkanıklığını önleyici
rol oynamaktadır. Asetilkolin üretimini arttırdığı ve beyinde sinir iletimini
düzenlediği için Alzheimer hastalığında koruyucu rolü olabileceği
düşünülmektedir. Normal büyüme gelişmede olumlu rol oynar. Sinir hasarlarında
tedavi edici rol oynar. Pernisiyöz anemi tedavisinde kullanılır. Mide barsak
sisteminin bir kısmi cerrahi olarak çıkartılmış hastalarda oluşabilecek B12
vitamin eksikliğine bağlı belirtileri önler. Vejeteryanlarda ve birtakım emilim
bozukluğu olan hastalarda oluşabilecek B12 vitamin eksikliğine bağlı belirtileri
önler. Bağışıklık sistemini ve sinir sistemini güçlendirir. DNA molekülünü
sentezler ve kırmızı kan hücrelerini üretirler.
Hangi besinlerde bulunur?
B12 vitamini folik asit ile birlikte alınmalıdır. Karaciğerde, sütte, yumurta
akında, peynirde, balıkta, ette ve karideste bol miktarda , bitkilerde ise son
derece az miktarda bulunur. Dana eti, dana karaciğeri, böbrek, midye, dil
balığı, ringa balığı, uskumru, sardalye B12 vitamini içeren yiyeceklerdir.
Sebzelerde ise B12 vitamini bulunmaz.
Günlük ihtiyacınız nedir?
Kadınlarda ve erkeklerde günlük ihtiyaç 2 mikrogramdır.
Eksikliği nelere yol açar?
B12 vitamin eksikliklerinde zihinsel ve sinirsel fonksiyonlar bozulabilir ve
kulak çınlaması, hissizlik gibi belirtileri görülür. Yaşlı insanlarda
depresyonun en önemli nedenidir. Yaşlandıkça B12 vitamininin emilimi için
gerekli olan mide asitimiz giderek düşer. Besinlerin emilim yeteneğini kaybeden
yaşlı insanlarda, B12 gereksinimi giderek artar. Bu nedenle 50 yas üzerindeki
insanların B12 vitaminini harici alınması önerilir. Diğer suda eriyen
vitaminlerden farklı olarak vücut dokularında depolanabilir. Bu yüzden eksiklik
belirtilerinin ortaya çıkması yıllar alabilir. Ağır vitamin B12 eksikliğinde ise
sinir fonksiyonlarının bozulduğu kronik hastalıklar ortaya çıkmaktadır. Yas
ilerledikçe vitamin B12 eksikliğinin görülme sıklığı artmaktadır. Araştırmalar
65 yasin üstündeki kişilerin yaklaşık % 40'inda vitamin B12 eksikliği olduğunu
göstermektedir. Bu yaslarda görülen bazı zihinsel bozukluklar ve depresyonun bu
nedenle oluşabileceği düşünülmektedir. Alzheimer hastalığına benzer belirtiler
verebilir ve eksiklik uzun yıllar sürerse zihinsel bozulma geriye dönüşümsüz
hale gelebilir. B12 vitamini eksikliğinin, iyileşmesi mümkün olmayan sinir
tahribatlarına neden olması dolayısıyla, hayvansal ürünlerin hiçbirini yemeyen
vejetaryenlerin, mutlaka ayrıca B12 vitamini alması gerekir. Hafif derecede B12
eksikliği çok sik görülür. Uyuşukluk, unutkanlık, sabahları yataktan yorgun
kalkma gibi belirtiler HIV pozitif kişilerin % 35 inde vitamin B12 eksikliği
olduğu bulunmuştur. Yararı tam olarak kanıtlanamasa da AIDS tedavisinde vitamin
B12 eklenmektedir.verir.
Fazlasının zararları
Günlük 100 mikrograma kadar alınmasının güvenli olduğu bilinmesine rağmen aşırı
dozlarının zararlı etkileri konusunda da bir bilgi yoktur
Keyword: Anahtar Kelimeler
Vitaminler, Vitaminler, Vitaminlerin Yararları,
Vitaminlerin Faydaları, Vitamin Nedir, Vitamin ve Sağlık, Vitamin Hapları,
Vitaminlerin Yararları Nelerdir, Vitaminler, Genellikle taze besinlerde bulunan,
vücutta eksikliği çeşitli hastalıklara yol açan, organizmaya besin veya ilaç
olarak dışarıdan sağlanan maddelere verilen genel ad.
|