Egzersiz ve Kas Gelişimi

Yazan Tarih 18 Ocak 2010 | Yorumlar Kapalı

Egzersiz Kasları Nasıl Güçlendirir ?
Egzersizin insanlara güç kazandırmasının altında yatan mekanizma tam olarak bilinmese de temel ilkeleri anlaşılabilir. Bu bağlamda iki sürecin işlerlik kazandığı görülüyor. Biri Hipertrofi (veya hücrelerin genişlemesi) diğeri ise sinir-kas ilişkisini geliştiren sinirsel uyumdur.

Düzenli ve sistematik olarak yapılan egzersiz ve daha sonra bu egzersiz seanslarını izleyen gerekli prtoeinlerin alındığı dinlenme dönemlerine maruz kalan kas hücreleri, hipertrofik bir gelişim geçirir (Ancak bu süreç, hücrelere su girmesi sonucu ortaya çıkan kısa vadeli şişme ile karıştırılmamalıdır). Kas protein sentezine bir düzelme ve bu proteinlerin hücrelerin içine işlemesi, kasları geliştiren bir etki yaratır. Bir kas hücresi kendi sinir hücresi tarafından faal duruma geçirilince, kasın kasılmasından sorumlu proteinlerin birbiri ile etkileşimleri – aktin ve miyosin kuvvet üretilir.








Bu kuvvet, protein yapısındaki değişiklikler -güç vuruşu- kanalıyla üretlir. Üretilen toplam kuvvetin miktarı, kasın tüm hücrelerin içinde aynı anda meydana gelen güç vuruşlarının toplamına bağlıdır. Aktin ve miyosin miktarındaki artış, daha şiddetli güç vuruşlarına eşlik ettiği için, kas daha şiddetli kasılır. Ayrıca, hipotrofi bazı hormonlardan da destek alır ve güçlü bir genetik bağlantısı vardır.

Kas gücünün yükseltilmesinde sinirsel bağlantılar çok önemli bir rol oynar. Sinirsel bağlantılar daha fazla kas hücresini devreye sokma yeteneği gösterir. Ne kadar fazla kas hücresi devreye girerse, o kadar fazla güç vuruşu ortaya çıkar. Bu süreç çalıştırılmayan kaslarda görülen ateşleme şeklinden çok farklıdır. Bu gibi kaslarda hücreler tek tek, sıralarını bekleyerek -senkronize olmadan- ateşleme yapar. Egzersiz ayrıca baskılayıcı sinirsel geri besleme mekanizmasının becerisini azaltan bir rol oynar. Baskılayıcı sinirsel geri besleme, kaslardan doğan geri beslemeye karşı merkezi sinir sisteminin sergilediği doğal koruyucu bir tepkidir. Bu tür bir baskılama, kasın aşırı çalışmasını ve alışık olmadığı bir kuvvete maruz kaldığı zaman yırtılmasını önler.

Bu sinirsel uyum, minimal hipertrofi ile azımsanmayacak miktarda bir kuvvet kazanımına yol açar. Bu tür bir kuvvet kazanımı, egzersiz yapan kadın ve gençlerde görülür. Ayrıca bu sinirsel uyum, halihazırda varolan sinir ve kas hücrelerinden yararlanır ve güç kazanmaya yönelik sportif faaliyetlerin ilk aşamalarında ortaya çıkan güç gelişiminden sorumludur. Hipertrofi çok daha yavaş bir süreçtir; çünkü yeni kas proteinlerinin yaratılmasına bağlıdır. Böylece nihai olarak, sürekli ve düzenli yapılan egzersiz, kas kuvvetini yükseltme bağlamında, sinir ve kaslarda değişikliklere neden olur. 

AMİNOASİTLER

Yazan Tarih 16 Ocak 2010 | Yorumlar Kapalı

AMİNOASİTLER
Aminoasitler, protein ve adale dokusunun yapı taşlarıdır protein
molekülleri bunlardan oluşur ve her tip protein, aminoasitlerden
oluşmuştur. Amino asitleri bir evin duvarındaki tuğlalara
benzetebiliriz. vücuttaki her hücre, aminoasitler içerir.
Hormonlar, enzimler, antikorlar vb. gibi, vücutta yüzlerce
farklı tür protein vardır. 23 adet aminoasit bulunmaktadır.
Bunlardan bir kısmının spor için daha önemli olduğu
belirtilmektedir. Her aminoasitte bir ‘nitrojen’ kısım ve bir de
‘karbon iskelet’ mevcuttur. Tüm aminoasitlerde nitrojen kısım
aynıdır. Ancak karbon, kısım her birinde farklıdır.








Billedet “http://www.supplementler.com/shop/images/14.jpg” kan ikke vises, da det indeholder fejl.

Aminoasitler, esansiyel aminoasitler ve non esansiyel yani
esansiyel olmayan aminoasitler olarak iki gruba ayrılmaktadır. ‘essential’
İngilizcede ‘asıl, temel; yada gerekli’ anlamlarına gelen bir
kelimedir. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere, esansiyel
aminoasitler, mutlaka gıdalar vasıtasıyla dışarıdan alınması
gereken aminoasitlerdir. Diğer bir deyişle vücut tarafından
üretilmezler. Esansiyel olmayanların ise dışarıdan diyet yoluyla
alınması gerekmez çünkü vücut tarafından üretilebilmektedirler.
İsoleucine, leucine, lysine,methionine, phenylalanine,thronine,tryptophan
ve valine, esansiyel yani temel amino asitlerdir. Bunların
diyetle alınması zorunludur. Diğerlerini vücut üretebilmektedir.
Bunlara ilave olarak, özellikle glutamine ve taurine’nin vücut
geliştirme sporu yapan için önemli olduğu vurgulanmaktadır.

Ayrıca protein kaynakları da tam ve tam olmayan proteinler olrak
ikiye ayrılabilir. Süt, et balık gibi tam proteinler, esansiyel
aminoasitleri içeren besin maddeleridir. Bunun yanında bazı
esansiyel amino asitleri içeren besin maddeleridir. Bunun
yanında bazı esansiyel amino asitleri içermekle beraber, tümünü
içermeyen tahıl ve sebzeler gibi gıda kaynakları, tam olmayan
protein kaynaklarıdır.

Protein içeren bir gıda ya da gıda takvşyesş alındığı zaman,
proteinler midede pepsin adı verilen bir enzime maruz kalarak
parçalanır. Bu parçalanma, benzer şekilde ince bağırsaklarda da
devam eder ve sonuçta uzun aminoasit zincirleri tek
aminoasitlere ve iki ya da üç aminoasitşi gruplara bölünür. Tek
aminoasitler kana karışır ve bu yolla karaciğere gider. Buradan
itibaren şunlar vukuu bulabili: Aminoasitler tekrar kana
karışarak vücuda dağılabilir; başka bir aminoaside dönüşebişir;
ya da metabolizmada kullanılacak diğer metabolitlere
bölünebilirler. Elbette yenilen proteinlerden alınan tüm
amşnoasitler, vücudun protein yapısına katılmaz. Fazla proteşn
tamamen parçalanır ve nitrojen kısım üreye dönüştürülerek idrar
yoluyla atılırken, karbon kısım yağ olarak depolanır.

İlgili Haberler

Amino Asitler

Yazan Tarih 16 Ocak 2010 | Yorumlar Kapalı

AMİNO ASİTLER

Amino asitler Nedir?

Amino asitler kimyasal olarak popüler isimlendirilmeleriyle yapı blokları
olup,vücutta protein üretirler. Bütün yaşayan canlıların yapılarını oluşturan
proteinlerdir. Proteinler,insan vücudunda adale, bağlar, tendonlar, organlar,
bezler, tırnaklar, saç, safra ve idrar hariç tüm vücut sıvılarının üretiminden
direkt sorumludur. Proteinler kemiklerin büyüme ve gelişmesinde esas rol
oynarlar. Enzimler,hormonlar ve genler işlevleri için proteinlere ihtiyaç
duyarlar. Bunun neticesinde de protein eksikliği oluşur bu da zamanla daha ciddi
bozukluklara yol açar.

Bunların
eksiklikleri nasıl oluşur. Yani özetle denilebilir ki amino asitler olmaksızın
vitamin ve mineraller vücutta görev yapamazlar. Amino asitlerin serbest formları
en saf olan formlarıdır. Serbest formda amino asitler daha hızla absorbe
olurlar. Bu beyaz kristalize formdaki amino asitler oda sıcaklığında
stabildirler.180°C üzeri sıcaklıklarda dekompoze olurlar.


AAKG

Ödeme ve Teslimat
Bilgileri Yeni nesil Arginin

NO (Nitric Oxide) tetikler

Büyüme hormonu salgılanmasını teşvik eder

Anti aging

Kan akışını hızlandırır








Kadın ve erkeklerde cinsel uyarıyı arttırır

Protein sentezini arttırır

Antrenman sonrası sakatlanmalarda iyileşmeyi hızlandırır

Kas artışına yönelik antrenman yapıyorsanız, antrenman sonrası kaslarınızın
ihtiyaçlarını karşılayarak yapılanmayı hızlandırabilirsiniz.

Kas oranındaki artış daha efektif antrenman ve antrenman sonrası yapılanma
sağlar.

AAKG, nitric asiti tetikleyerek vücuttaki kan akışını büyük oranda arttırır.
Sonuç olarak daha fazla besin kaslara taşınarak buralarda oluşacak yıkımı
azaltır ve antrenman sonrası ağrıların azalmasını sağlar. Kan pompalanmasındaki
artış adalelerde antrenman esnasında hacim artışına neden olur.

AAKG nitric asit (NO) seviyesini arttırarak, antrenman sonrası yenilenmeyi ve
adalenin dolgunluğunu sağlar, glutamin seviyesini arttırır ve diğer amino
asitlerin emilimine yardımcı olur.

Kullanıldığı durumlar:

Nitric asitin tetikleyicisi olarak damarların elastikiyetini sağlar ve her kalp
çarpıntısında damarların genişleyip, daralması için de gereklidir.

Adale genişlemesini teşvik eder; AAKG daha fazla ve uzun süreli NO üreterek, kan
akışını hızlandırarak oksijen ve besinlerin hücrelere taşınmasını sağlar.

Kadın ve erkeklerde cinsel uyarıyı attırır, AAKG ile tetiklenen NO genital
bölgedeki kan akışını arttırarak riski ve yan etkisi olmayan ereksiyon etkisi
sağlar.

Büyüme hormonu salgılanmasını teşvik eder; Büyüme hormonu anabolik mekanizmada
rol oynar ,protein sentezine yardımcı olur, yaşlanma belirtileri üzerine olumlu
etkisi vardır.

Yaraların tedavisinde ve antrenman sonrası sakatlanmalarda iyileşmeyi
hızlandırır.

Kullanım Şekli

Gıda takviyesi olarak, sabah aç karnına ve yatmadan önce 1 porsiyon (3 g.) 1
bardak (200 ml) suya veya meyve suyuna karıştırılarak günde 2 kez veya sağlık
uzmanınızın öngördüğü şekilde kullanılır. Devamlı yüksek dozda 60 günden fazla
kullanmayınız.

AMİNO ASİTLERİN ABC’Sİ

Her bir amino asit spesifik bir fonksiyona sahip olup çeşitli hastalık
semptomlarının gelişmeden önlenmesinde çok önemli ihtiyaçtırlar.

L – ALANİN :

L-Alanin vücutta glukose metabolizmasında kullanılan amino asittir ve
karbonhidratların yanarak vücut enerjisinin üretilmesinde yardımcıdır.

L- ARGININ:

Vücutta adale oluşması ve yağların yakımı da yine L-Arginin varlığında
gerçekleşir. L-Arginin ayni zamanda; kollagen üretiminde,siroz gibi karaciğer
hastalıklarında faydalıdır.

Hamile ve emziklilerin L-Arginin kullanması sakıncalıdır.

L – ASPARAGIN :

L-Asparagin,merkezi sinir sisteminin dengesinin muhafazası için gereklidir.
Aşırı sinir ve asabiyet oluşumunu engeller.

L – ASPARTİK ASİT :

Canlılık ve güç,kuvvet verdiği için yorgunluğa iyi gelir. Kronik yorgunluk
aspartik asit seviyesinin düşüklüğüne bağlı olarak gelişen hücresel enerji
eksikliğinin bir sonucudur. Bu amino asit ayni zamanda aşırı amonyağı vücuttan
atarak karaciğeri korur. L-Aspartik asit diğer amino asitlerle birleşerek
kandaki toksinleri absorbe ederek kanı temizleyen bir molekül oluştururlar. Ayni
zamanda RNA/DNA üretimi için gerekli olan hücresel faaliyetlere yardımcı olur.

L – SITRULLIN :
Enerji verir,immün sistemi canlandırır. L-Arginin’i metabolize eder ve canlı
hücrelere zarar veren amonyağı detoksifiye eder.

L – SİSTEIN :
L-Sistein vücuttaki toksin maddeleri temizler bu sayede hücreleri korur.
Hücreleri radyasyonun zararlı etkilerinden korumasının yanı sıra beyin ve
karaciğeri de sigara ve alkolün zararlarından korur. L-Sistein ‘in respirator
kanalda mukuz’ u parçalama özelliği olduğundan genellikle bronşit,amfizem ve
tüberküloz tedavisinde faydalıdır.

L – SİSTİN :
Bu amino asit cerrahi operasyonlardan sonra yanık ve yaraların iyileşmesi için
önemlidir. Bronşit gibi solunum sistemi hastalıklarının iyileşmesinde,beyaz kan
hücrelerinin aktivitelerinin arttırılmasında faydalıdır. Pankreasın şeker ve
nişasta asimilasyonu için ihtiyacı olan insülinin temininde yardımcı olur.

GAMA-AMINOBUTİRIK ASIT (GABA) :
Beynin reseptör yanını doldurarak stres mesajlarının beyinin motor merkezine
ulaşmasını önler. GABA merkezi sinir sisteminde nöron aktivitesini azaltarak
nörotransmitter görevi görür.

L – GLUTAMIK ASIT :
Bu amino asit kişilik bozukluklarının düzeltilmesine yardımcı olur.
Glikoz yanında glutamik asit beyin yakıtı olarak kullanılabilen tek maddedir.
Beyin glutamik asidi beyin hücre aktivitelerini düzenleyen bir maddeye
dönüştürür.

L – GLUTAMINE :
L-Glutamin alkolizm,şeker ihtiyacının giderilmesi,mental kabiliyet,erkeklerde
impotens, yorgunluk, yaşlılık,şizofreni,mental gerilik,peptik ülser ve sindirim
sisteminin sağlığı açısından insan bünyesine yardımcıdır. Beyinde glutamik asidi
serebral fonksiyon için esas olan dönüşüme uğratarak ihtiyaç duyulan GABA
miktarını yükseltir.

L-GLUTATHION :
Vücudu sigara ve radyasyonun zararlı etkilerine karşı korur,kemoterapi ve X
ışınlarının yan etkilerini azaltır. Alkol zehirlenmesine karşı savaşır. Bir
metal ve ilaç detoksifiyanı olarak karaciğer ve kan bozukluklarının tedavisine
yardımcı olur.

L-GLİSIN :
Merkezi sinir sistemi fonksiyonları ve prostat sağlığı için gereklidir. Bu amino
asid bipolar depresyon tedavisinde kullanılır. Bu amino asidin çok fazla olması
durumunda glukozu metabolik zincirden çıkararak yorgunluğa sebep olur .Uygun
miktarlarda olması durumunda ise daha fazla enerji üretir.

L-HİSTİDİN :
L-Histidin büyüme ve dokuların onarımı,ülser,hiper asidite,sindirim ve mide
özsuyu oluşumunda çok önemlidir. Allerji, romatoid artrit ve anemi
tedavisinde,kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin üretiminde ihtiyaç duyulur.

L-ISOLÖSİN :
Kas dokusunda metabolize edilir. Daima lösin ve valin ile birlikte dengeli halde
alınmalıdır. Eksikliğinde hipoglisemiye benzer semptomlar oluşur.

L-LÖSİN :
L-Lösin yükselmiş olan kan şeker seviyesini düşürür. Daima isolösin ve valin ile
birlikte dengeli bir şekilde alınmalıdır. Bu önemli amino asid kemiklerin,cilt
ve kas dokusunun iyileşmesinde rol oynar.

L-LİSİN :
L-Lisin bütün proteinlerin esansiyel yapı bloğu olarak çocuklarda büyüme ve
kemik gelişimi için gereklidir. Yetişkinlerde kalsiyum absorbsiyonuna yardımcı
olur ve azot dengesini muhafaza eder. Eksikliğinde enerji
düşüklüğü,konsantrasyon yetersizliği, irritabilite, saç dökülmesi, anemi, büyüme
gecikmesi ve cinsel fonksiyon bozuklukları oluşur.

L-METİONİN :
Yağların parçalanmasına,karaciğer ve arterlerde yağ oluşumunun önlenmesine
yardımcı olur. Bu amino asit sindirim sistemine yardımcı olur. Adale zayıflığını
ve saç kırılmasını önler. Allerjik kimyasallara hassasiyetin giderilmesi ve
osteoporosiste kullanılması faydalıdır.

L-ORNİTİN :
L-Ornitin vücutta L-arginin ve L-karnitin ile birlikte aşırı yağı metabolize
ederek büyüme hormonu salar. İmmün sistem ve karaciğer fonksiyonları için
gereklidir. Bu amino asid ayrıca amonyağı detoksifiye eder.

L-FENİLALANİN :
L-Fenilalanin sıklıkla depresyon tedavisinde kullanılır. Nörotransmitterleri
üretir,bunlarda beyin tarafından norepinefrin üretiminde kullanılarak
hafızaya,öğrenme kapasitesine ve zayıflamaya yardımcı olur. Merkezi sinir
sistemindeki etkisinde dolayı bu amino asid depresyonu önler,migren,menstrual ve
artrit ağrılarını azaltır. L-Fenilalanin anksite atakları çeken,yüksek
tansiyonlu,fenilketonürili hamilelerde kullanılmamalıdır.

DL-FENİLALANİN :
DL-Fenilalanin bilhassa artrit ağrılarının kontrolünde çok etkilidir. Bütün
amino asidlerin oluşumunda temeldir. Mental dikkati yükseltir,iştahı azaltır,parkinson
hastalığına iyi gelir. Hamileler,şeker hastaları ve yüksek tansiyonu olanlarda
dikkatli kullanılmalıdır.

L-PROLİN :
L-Prolin kollojen üretimine yardımcı olarak cildi düzeltir.
Kıkırdakları,eklemleri, tendonları ve kalp kaslarını güçlendirir.

L-SERİN :
L-Serin yağ ve yağ asidi metabolizması,kas gelişimi ve immün sistemi için
varlığı önemlidir. Ayrıca immünoglubulinlerin ve antibadilerin üretimine
yardımcı olur.

L-TAURİN :
L-Taurin yüksek konsantrasyonlarda kalp adalesi,beyaz kan hücreleri,iskelet
adaleleri ve merkezi sinir sisteminde bulunur. Bu amino asid yağ
sindiriminde,kalp bozukluklarında, hipoglisemi, aterosklerosis, ödem ve, hiper
tansiyonda faydalıdır.

L-TREONİN :
L-Treonin kalp,merkezi sinir sistemi ve iskelet kaslarında vardır. Bu önemli
amino asid epileptik atakların kontrolünde kullanılır.

L-TRİPTOFAN :
L-Triptofan insan davranışlarını stabilize eder. Seratonin üretiminde
kullanılır. Seratonin sinir impulslarını bir hücreden diğer hücreye ileten
nörotransmitter olup normal uyku için gereklidir. Hiper aktiviteyi agresif
çocukların kontrolünde kullanılır. Kalbe iyi gelir. Kilo kontrolüne yardımcı
olur. Vitamin B-6 üretimi için gerekli olan büyüme hormonlarının salınmasında
faydalıdır.

L- TİROSİNE :
Tirosin eksikliğinde hipotiroidizm oluşur. Konsantrasyonu düzeltir,iştahı
bastırır ve vücut yağlarını azaltır. Karaciğerde fenilalaninin parçalanması ile
ilgilidir. L-Tirosin, L-fenialaninden üretilebilir. Tirosin eksikliğinde
norepinefrin üretimi azaldığından depresyon ve davranış bozuklukları oluşur.

L-VALİN :
L-Valin stimülan etkilere sahip olup eksikliğinde vücutta negatif hidrojen
dengesi oluşur. Valin, lösin ve isolösin ile birlikte daha iyi adale
metabolizması,doku onarımı ve azot dengesi temini için kullanılır.

L-KARNİTİN :
Uzun zincirli yağlı asidlerin taşınmasına yardımcı olur. Bu amino asid yağ
oluşumunu önleyerek kilo vermeye yardımcı olur,kalp krizi riskini
azaltır,atletik kabiliyeti geliştirir. Bilhassa vejetaryenlerin diyetlerinde
kafi miktarda Lisine olmadığından L-Karnitin eksikliği oluşur.


ÜRÜN TANIMI


Yüksek kalitede Whey proteininden üretilmiş komple spektrumlu amino asit
kaynağıdır. Bu nedenle, ağır antreman dönemlerinde bile metabolizmanın
ihtiyacına eksiksiz cevap verebilecek kapasitededir.


DETAYLI BİLGİ

AMINO 2500, yüksek kalitede Whey (peynir altı suyu)
proteininden üretilmiş komple spektrumlu amino asit kaynağıdır.
Bu nedenle, ağır antrenman dönemlerinde bile metabolizmanın ihtiyacına eksiksiz
cevap verebilecek kapasitededir. Dahası, bünyesindeki biyoaktif peptitler ve
peynir altı suyu proteini peptitleri sayesinde hem vücuttaki insülin ve büyüme
hormonlarının üretilmesine yardımcı olur hem de metabolizma tarafından çok çabuk
emilebilir, dolayısıyla kaslara daha kısa sürede ulaşarak daha etkili ve daha
performanslı antrenman yapılmasına da olanak sağlar.


ÖZELLİKLER

Analizi : 100 gr İçinde 1 Tablet İçinde
Enerji Değeri 381 kcal 9.53 kcal
Protein 75 gr 1875 mg
Karbonhidrat 5 gr 125 mg
Yağ 7 gr 175 mg
Amino Asit Profili : 100 gr İçinde 1 Tablet İçinde
L-Alanine 4,28 gr 107 mg
L-Arginine 2,12 gr 53 mg
L-Aspartik asit 8,36 gr 209 mg
L-Glutamik asit 14,08 gr 352 mg
L-Cystine 1,80 gr 45 mg
L-Glycine 1,48 gr 37 mg
L-Histidine 1,48 gr 37 mg
L-Isoleucine* (BCAA) 5,00 gr 125 mg
L-Valine* (BCAA) 4,84 gr 121 mg
L-Leucine* (BCAA) 8,36 gr 209 mg
L-Lysine* 7,12 gr 178 mg
L-Methionine* 1,72 gr 43 mg
L-Phenylalanine* 2,92 gr 73 mg
L-Proline 4,88 gr 122 mg
L-Serine 4,52 gr 113 mg
L-Threonine* 5,36 gr 134 mg
L-Thrytophan* 1,28 gr 32 mg
L-Tyrosine 2,52 gr 63 mg

Temel Amino Asitler

Kullanımı :
Orta seviye antremanlarda, antremanlardan 30 dk. önce bol su ile 7 tablet
çiğneyerek yutunuz. İleri seviye antremanlarda, antremanlardan 30 dk. önce 7
tablet ve antremanlardan hemen sonra 7 tablet olmak üzere toplam 14 tablet
çiğneyerek bol su ile yutunuz. Bu kullanım tavsiyeleri genel kullanımlar
içindir, vücut ağırlığına ve antreman seviyesine göre değişebilir.

Ambalaj : 2500
mg 300 Tablet / 750 gr


İlgili Haberler

Anahtar
Kelimeler – Keywords

amino
asit, amino asitler, amino asit nedir? amino asit çeşitleri, amino, Aminoasitler
proteinleri oluşturan temel yapı taşlarıdır.

  Sonraki Yazılar

Manşet Video

Etiketler

 

 

 

 

 

  site ekle