Antiaksidan ve Selenyum

Yazan admin Tarih 16 Ocak 2010 | Yorumlar Kapalı

Antiaksidan ve Selenyum

Antioksidanlara
verilen önem genel sağlığa olumlu katkıları nedeniyle  giderek artıyor. Son
dönemin en popüler takviyelerinden olan antioksidanlar, genel yasam süresini
uzatan, kanser, kalp hastalıkları gibi hastalıklara yakalanma riskini azaltan ve
yaslanmanın etkilerini geciktiren etkileriyle biliniyor.








Hava ve su kirliliği, hazır yiyecekler, yasam tarzı, stres gibi etkenler sürekli
olarak sağlık üzerine tehdit oluşturuyorlar. Bu etkenler sonucunda normal
metabolizma faaliyetlerinin yanı sıra serbest radikaller oluşur. Serbest
radikaller, hücre içinde yapıları bozan, DNA zararına ve hücredeki biyokimyasal
bileşiklerde bozulmalara yol açan maddelerdir. Bilim adamları bu bozulmaların
kanser, kalp hastalıkları, akciğer hastalıkları ve katarakta yol açan en önemli
faktörler olduğunu düşünüyorlar.

Özellikle sigara tiryakileri tehlike altında. Sigara dumanındaki serbest
radikaller, vücudun antioksidan savunma sistemini çok yıpratırlar. Çeşitli
çalışmalarda sigara tiryakilerinde antioksidan etkili vitamin ve mineral
seviyelerinde önemli azalmalar olduğu bulundu. Bunun yanında sigara içmese de
içilen bir ortamda bulunan “pasif içicilerde” de benzer azalmalar olduğu ortaya
çıktı.

Serbest radikallere karşı etkin koruma sağlayabilecek takviyeler
antioksidanlardır. Antioksidan etkileri en yüksek olan maddeler Vitamin A, C, E,
selenyum, pycnogenol gibi maddelerdir. UCLA School of Public Health’den Dr.
James Enstrom’e göre düzenli vitamin C alimi yasam süresini uzatıyor. Enstrom’ün
çalışmasının sonuçlarına göre günde en az 300 mg vitamin C alimi yasam süresini
6 yıl uzatabiliyor.

Vitamin E ile ilgili çalışmaların sonuçları daha da etkileyici. Harvard
Üniversitesinde yürütülen bir çalışma 87.245 kadın üzerinde vitamin E etkisini
araştırdı ve 2 yıllık bir süreçte düzenli vitamin E aliminin kalp krizi riskini
%46 düşürdüğü bulundu. Erkekler üzerinde (51.529 kişi) yapılan benzer bir başka
çalışmada ise kalp krizi riskinin %37 azaldığı bulundu. Her iki çalışmada da
günlük vitamin E alimi en az 100 IU olduğunda pozitif sonuçlar elde edildiği
belirtildi.

Antioksidanlarin özellikle ileri yaslarda sağlığa çok daha yararlı olduğu
biliniyor. İtalya’da 70-99 yas arası sağlıklı bireylerde yapılan ölçümlerde
plazma vitamin C ve E düzeyleri ayni yaslardaki sağlıksız bireylerden daha
yüksek bulundu. Antioksidanlarin ilerleyen yaslarda vücudun savunma
mekanizmasını güçlendirdiği, yaslanmaya bağlı sağlık sorunlarından koruma
sağladığı ve bunun yanında cildi ve saçları da beslediği yapılan araştırmalarla
ortaya çıkıyor.

SELENYUM

Çalışmalar selenyumun çeşitli kanser türlerine karsı koruma sağladığını ortaya
çıkarıyor. Bu amaçla yapılan en geniş araştırmaysa PRECISE (Prevention of Cancer
with Selenium in Europe & America – Avrupa ve Amerika’da Selenyum ile Kanserin
Önlenmesi) adıyla başlatıldı. Bu çalışmada Avrupa ve Amerika’da yasları 60-74
arası 42.000 sağlıklı insanin katılımıyla kontrollü-plasebo yöntemi uygulanması
planlaniyor. 5 yıllık bir süreci kapsayacak çalışmanın ilk sonuçlarının 2004′de
alınması bekleniyor.

Bundan önceki NPC (National Prevention of Cancer) çalışmasında 1312 hasta
üzerinde plasebo kontrollü deneme yapıldı. Araştırma sonucunda günde 200 mcg
selenyum alımıyla plaseboya karşı prostat kanserinde %63, akciğer kanserinde
%47, kolorektal kanserde %58 azalma bulundu. Cilt kanseri vakalarindaysa
selenyum plaseboya karşı herhangi bir sonuç vermedi. Genel olarak tüm kanser
türlerinde ortalama %37 azalma bulundu. Selenyumun bu korumayı doğal öldürücü
hücrelerin (natural killing cells) üretimini arttırmak, hücre yapısında
mutasyonları engellemek gibi çeşitli mekanizmalarla sağladığı anlaşıldı.

Bu ve benzeri çalışmalar bilim dünyasına kanserden korunabileceğini gösterdi.
Selenyum eksikliği vücudun genel savunma mekanizmasının zayıflamasında önemli
faktörlerden birisi olarak görülmektedir. Bu önemli mineralin takviyesi kansere
yakalanma riskini azaltmaktadir.

Selenyumun biyolojik olarak aktif formu organik selenyumdur. Inorganik selenyum
vücut tarafından çok hızlı bir şekilde atılır. Doğada bitkiler inorganik
selenyumu organik formuna çevirirler. Ancak modern tarım yöntemleri, kimyasal
maddelerle ilaçlamalar, erozyon vs. gibi nedenlerle topraklardaki doğal mineral
seviyeleri gittikçe düşüyor. Selenyum da miktarı en hızlı azalan minerallerin
basında geliyor. 1997′de British Medical Journal’de çıkan “Selenyum: Harekete
Geçme Zamanı” başlıklı yazısında araştırmacı M.P. Rayman son 22 yılda besinlerle
alınan selenyum miktarında %50 azalma olduğunu belirtiyor. Rayman’a göre ayni
dönemde görülen kanser, kalp hastalıkları ve kısırlık vakalarındaki artış önemli
bir uyarı. Selenyum eksikliği riski daha yüksek olan kişilerse şunlar;
Az yada düzensiz beslenen gençler
Sigara içenler (sigara vücuttaki selenyum miktarını azaltır)
Selenyumun koruyucu etkileri hakkındaki bilgiler her geçen gün artıyor ve
PRECISE çalışmasının sonuçlarının, selenyumun genel sağlığın korunması açısından
önemini bir kez daha ortaya çıkarması bekleniyor.

  • İlgili Haberler


Yorum yapma kapalı.

Manşet Video

Etiketler

 

 

 

 

 

  site ekle