Antiaksidan
ve Selenyum
Antioksidanlara verilen önem genel sağlığa olumlu katkıları
nedeniyle giderek artıyor. Son dönemin en popüler
takviyelerinden olan antioksidanlar, genel yasam süresini
uzatan, kanser, kalp hastalıkları gibi hastalıklara yakalanma
riskini azaltan ve yaslanmanın etkilerini geciktiren etkileriyle
biliniyor.
Hava ve su kirliliği, hazır yiyecekler, yasam tarzı, stres gibi
etkenler sürekli olarak sağlık üzerine tehdit oluşturuyorlar. Bu
etkenler sonucunda normal metabolizma faaliyetlerinin yanı sıra
serbest radikaller oluşur. Serbest radikaller, hücre içinde
yapıları bozan, DNA zararına ve hücredeki biyokimyasal
bileşiklerde bozulmalara yol açan maddelerdir. Bilim adamları bu
bozulmaların kanser, kalp hastalıkları, akciğer hastalıkları ve
katarakta yol açan en önemli faktörler olduğunu düşünüyorlar.
Özellikle sigara tiryakileri tehlike altında. Sigara dumanındaki
serbest radikaller, vücudun antioksidan savunma sistemini çok
yıpratırlar. Çeşitli çalışmalarda sigara tiryakilerinde
antioksidan etkili vitamin ve mineral seviyelerinde önemli
azalmalar olduğu bulundu. Bunun yanında sigara içmese de içilen
bir ortamda bulunan "pasif içicilerde" de benzer azalmalar
olduğu ortaya çıktı.
Serbest radikallere karşı etkin koruma sağlayabilecek takviyeler
antioksidanlardir. Antioksidan etkileri en yüksek olan maddeler
Vitamin A, C, E, selenyum, pycnogenol gibi maddelerdir. UCLA
School of Public Health'den Dr. James Enstrom'e göre düzenli
vitamin C alimi yasam süresini uzatıyor. Enstrom'ün çalışmasının
sonuçlarına göre günde en az 300 mg vitamin C alimi yasam
süresini 6 yıl uzatabiliyor.
Vitamin E ile ilgili çalışmaların sonuçları daha da etkileyici.
Harvard Üniversitesinde yürütülen bir çalışma 87.245 kadın
üzerinde vitamin E etkisini araştırdı ve 2 yıllık bir süreçte
düzenli vitamin E aliminin kalp krizi riskini %46 düşürdüğü
bulundu. Erkekler üzerinde (51.529 kişi) yapılan benzer bir
başka çalışmada ise kalp krizi riskinin %37 azaldığı bulundu.
Her iki çalışmada da günlük vitamin E alimi en az 100 IU
olduğunda pozitif sonuçlar elde edildiği belirtildi.
Antioksidanlarin özellikle ileri yaslarda sağlığa çok daha
yararlı olduğu biliniyor. İtalya’da 70-99 yas arası sağlıklı
bireylerde yapılan ölçümlerde plazma vitamin C ve E düzeyleri
ayni yaslardaki sağlıksız bireylerden daha yüksek bulundu.
Antioksidanlarin ilerleyen yaslarda vücudun savunma
mekanizmasını güçlendirdiği, yaslanmaya bağlı sağlık
sorunlarından koruma sağladığı ve bunun yanında cildi ve saçları
da beslediği yapılan araştırmalarla ortaya çıkıyor.
SELENYUM
Çalışmalar selenyumun çeşitli kanser türlerine karsı koruma
sağladığını ortaya çıkarıyor. Bu amaçla yapılan en geniş
araştırmaysa PRECISE (Prevention of Cancer with Selenium in
Europe & America - Avrupa ve Amerika'da Selenyum ile Kanserin
Önlenmesi) adıyla başlatıldı. Bu çalışmada Avrupa ve Amerika'da
yasları 60-74 arası 42.000 sağlıklı insanin katılımıyla
kontrollü-plasebo yöntemi uygulanması planlaniyor. 5 yıllık bir
süreci kapsayacak çalışmanın ilk sonuçlarının 2004'de alınması
bekleniyor.
Bundan önceki NPC (National Prevention of Cancer) çalışmasında
1312 hasta üzerinde plasebo kontrollü deneme yapıldı. Araştırma
sonucunda günde 200 mcg selenyum alımıyla plaseboya karşı
prostat kanserinde %63, akciğer kanserinde %47, kolorektal
kanserde %58 azalma bulundu. Cilt kanseri vakalarindaysa
selenyum plaseboya karşı herhangi bir sonuç vermedi. Genel
olarak tüm kanser türlerinde ortalama %37 azalma bulundu.
Selenyumun bu korumayı doğal öldürücü hücrelerin (natural
killing cells) üretimini arttırmak, hücre yapısında mutasyonları
engellemek gibi çeşitli mekanizmalarla sağladığı anlaşıldı.
Bu ve benzeri çalışmalar bilim dünyasına kanserden
korunabileceğini gösterdi. Selenyum eksikliği vücudun genel
savunma mekanizmasının zayıflamasında önemli faktörlerden birisi
olarak görülmektedir. Bu önemli mineralin takviyesi kansere
yakalanma riskini azaltmaktadir.
Selenyumun biyolojik olarak aktif formu organik selenyumdur.
Inorganik selenyum vücut tarafından çok hızlı bir şekilde
atılır. Doğada bitkiler inorganik selenyumu organik formuna
çevirirler. Ancak modern tarım yöntemleri, kimyasal maddelerle
ilaçlamalar, erozyon vs. gibi nedenlerle topraklardaki doğal
mineral seviyeleri gittikçe düşüyor. Selenyum da miktarı en
hızlı azalan minerallerin basında geliyor. 1997'de British
Medical Journal'de çıkan "Selenyum: Harekete Geçme Zamanı"
başlıklı yazısında araştırmacı M.P. Rayman son 22 yılda
besinlerle alınan selenyum miktarında %50 azalma olduğunu
belirtiyor. Rayman'a göre ayni dönemde görülen kanser, kalp
hastalıkları ve kısırlık vakalarındaki artış önemli bir uyarı.
Selenyum eksikliği riski daha yüksek olan kişilerse şunlar;
Az yada düzensiz beslenen gençler
Sigara içenler (sigara vücuttaki selenyum miktarını azaltır)
Selenyumun koruyucu etkileri hakkındaki bilgiler her geçen gün
artıyor ve PRECISE çalışmasının sonuçlarının, selenyumun genel
sağlığın korunması açısından önemini bir kez daha ortaya
çıkarması bekleniyor.
|